Sporun her türü, özünde bir oyundur. Doğal bir yaşam alanında bir deneyim ve eğlence yöntemi olarak doğdu. Zaman içinde evrilerek profesyonel disiplinlere dönüş(türül)dü. Sporcu, müsabaka ve seyir ortamı, hazırlık, malzeme, kıyafet, beslenme, kondisyon, eğitim, eğitmen, antrenman, yönetim… ve daha onlarda detay ve süreç var.

Dernek, Kulüp, Birlik, Şirket, Federasyon, v.b. yapılarla kurumsal kimlik kazandı Spor. Mahalli, yöresel, bölgesel, ulusal ve uluslararası rekabet konusu oldu. Yaratılan çeşitli katma değerlerle ekonomi konusu, endüstri alanı ve borsa malzemesi oldu.

A’dan Z’ye bütün bu olan biten süreçte ve sistemde, temel malzeme ve özkaynak nedir? İNSAN! Evet, sadece İNSAN! Her sporda temel malzeme ve özkaynak Hz. İNSAN!

Peki İnsan ne? İNSAN; içgüdüleriyle hayvansal, özünde Ruhsal, sisteminde PSİKOLOJİK bir VARLIK. Üç yapının dengesini sağlayan sistem ise Varlığın psikolojisidir. İşte bu nedenle, her spor en az %51 psikolojidir. Sporla uğraşanlar bu gerçeğe göre hareket ederse, sonuçlar çok farklı olur. Şimdi bu gerçeğe dikkat çekiyoruz.

Peki PSİKOLOJİ nedir? Yaşantıda ilim, eğitimde bilim, uygulamada sanattır psikoloji. Yöntemi, yasaları, eğitim ve öğretim açısından gelişim süreci var. Kendi içinde bir disiplin temeli, sonrasında ise uzmanlık alanları var. Psikologluk; üniversitede kürsüsü olan bir meslek, etki ve yetki alanları, görev ve sorumluluk sınırları var. Hiçbir geçerliği olmayan kurslarla, belge ve sertifikalarla geçiştirilecek sıradan bir iş değil.

Baştan beri sıraladığımız tüm bu nedenler ve gerekçelerle diyoruz ki;

  • Eğer sportif faaliyetler küresel rekabete dayalı ulusal ve uluslararası bir ekonomik ve endüstriyel katma değer haline gelmiş ise;
  • Eğer her sporun özkaynak malzemesi insan ise;
  • Eğer insanın yönetim ve gelişim bilimi psikoloji ise;
  • Eğer sporun da en az %51’i psikoloji ise;

Hangi spor kulübü ve hangi sporcu olursa olsun; psikolog desteğiyle dünya ölçeğinde daha başarılı sonuçlarla ilk sıralarda yer alarak, maddi ve manevi daha büyük kazançlar elde edebilir. 2×2=4 kadar matematiksel bir gerçektir bu. Profesyonellikte ilk sırada yer alan takımlar ve ünlü bireysel sporcular, bu gerçeği kullandıkları için ilk sıralarda yer alıyor zaten. “Merdivenaltı” tabir edilen eski yöntem, yaklaşım ve taktiklerle profesyonellik artık geçerli değil! O devir kapandı…

Bu sitedeki tüm ifadeler, psikoloji alanındaki 40 yıllık profesyonel mesleki birikime dayalı gerçekçi tespitler ve kendi bireysel iddiamızdır. Yazdığımız el kitabı niteliğindeki eserler, geliştirdiğimiz yöntemler ve ortaya koyduğumuz somut sonuçlar iddialarımızın ispatlarıdır. Bütün bunlara dayanarak bir kez daha iddia ediyoruz ki;

* Türkiye’de bireysel sporlarda kim rekor kırmak istiyorsa, kim sağlıklı performans skorlarını geliştirmek istiyorsa; hedefine ulaşmasına profesyonel destek veririz.

* Hangi futbol takımı kendi liginde şampiyon olmak istiyorsa; hedefine ulaşmasına profesyonel destek veririz…