Gerçekten, “Depresyon” denilen ŞEY nedir?

Kadın erkek, genç yaşlı, fakir zengin, eğitim durumu fark etmeksizin depresyona giriyor ya da depresyon geçiriyor insanlar.

İnsan mı depresyona girer ya da geçirir, yoksa depresyon mu insana girer? Depresyonu neremiz geçirir? Bedenimiz, zihnimiz, ruhumuz; hangisi? Depresyon denilen şey genetik mi, bulaşıcı mı, yoksa kültürel bir kabul mü? Girmek ya da geçirmek şart mıdır?

Birkaç kez depresyon geçirdiğini, yıllardır ilaç kullandığını, tam bir sonuç alamadığını belirterek gelenlere bir klinik psikolog olarak sorarım: “Depresyon ne demektir?” Yanıt; “Bilmiyorum. Depresyon geçirdiğim söylendi. Antidepresan ilaç verildi, ben de kullanıyorum.” Genel bilgi bu kadar.

Hiçbir şey bilmiyorsak, kelimeden yola çıkabiliriz. Depresyon ve Deprem, “depreşmek/ deprenmek” fiilinden gelir. Sallanmak, sarsılmak demektir.

DEPREM; dünyanın bir bölgesinde fay kırılması sonucu oluşan yer sarsılmasıdır. Temelinde, yer kabuğunun şekil değişimi ve yenilenme ihtiyacı var.

DEPRESYON ise; insanın iç dünyasında bir fay (inanç) kırılması sonucu oluşan psikolojik ve ruhsal sarsılmadır. Temelinde, yine bir değişim ve yenilenme ihtiyacı var.

Nasıl ki depremde yıkılan yapıların yerine yeni teknolojiler ve teknikler kullanılarak daha dayanıklı, daha görkemlileri yapılıyorsa; insanda da aynısı yapılmalıdır. Yaşanan her depresyon, insanı değişime ve yenilenmeye zorlayan bir Hayat uyarısıdır. Bir değişim ve yenilenme fırsatıdır.

İnsanın dış ve dünyası ne kadar birbirine benziyor değil mi? Elbette bu benzerliğin kökenini bilmeyen birileri bu yoruma katılmayabilir. Depresyonun bedensel bir hastalık olduğunu bazı verilerle ispatlamaya çalışabilir. O da bir iddiadır, bizimki de.

Bir iddiada önemli olan unsur; getirilen önerilerin yaşanan soruna ne ölçüde cevap verebildiği, uygulanabilir çözüm getirdiğidir.

Gelin şimdi 3 önemli soru soralım ve birlikte cevap arayalım.

  1. İnsanda sarsılma neden olur? Mutlaka bir ilişkideki etki-tepki nedeniyle olur. Başlayan, biten ya da değişen bir İLİŞKİ insanı sarsabilir. Mevcut maddi/ manevi durumdaki bir kayıp/ kazanç insanı sarsabilir. Bir haber/ bilgi insanı sarsabilir. Elbette her sarsıntı herkesi aynı etkilemez.
  2. Sarsılma sonucunda ne olur? Sarsılma sonucu bir şeyler yerinden oynar, alışılmış dengeler bozulur. Moral bozukluğu, hayal kırıklığı, kalp kırıklığı, inanç ve güven kaybı gibi durumlar oluşabilir.
  3. İnsanda ne sarsılır ve sarsılma sonucunda ne çöker? Bir şeye ilişkin inançları sarsılır, dayanak ve güvenceleri yıkılır.

İnsanın dayanıp güvendiği şey çökerse (terk eder, yüz üstü bırakır, yanar, yıkılır, bozulur, değişir, geçersiz olur, değer kaybeder, boşa gider, kaybolur ya da ölürse…); insan o an dayanaksız kalır, dolayısıyla güçsüz hisseder kendini. Güçsüz, desteksiz, yalnız ve boşlukta hisseder. Yaşamanın anlamı, amacı, tadı ve zevki adeta yok olur. İşte böyle bir hâl yaşamaktır Depresyon.

KISACA VE ÖZETLE: “Depresyon” denilen şey, bir hastalık değil, bir hâl/ durumdur. Olağan, çok doğal ve de doğal olarak kendiliğinden geçebilen bir hâl/ durum. Hayatın sunduğu bir değişim ve yenilenme fırsatıdır. Hastalık diye tedavi etmeye çalışmak, büyük bir değişim fırsatı tepmek olur.

GERÇEKÇİ BİR ÖNERİ: “Depresyon” kelimesi yerine, “Güven Sarsılması tanımını kullanmanızı öneriyorum. Bu tanım, kişileri hastalık psikolojisi ve takıntısından arındırır. Eğer bir insanda ÖZGÜVEN tam ise, kişi ne yaşarsa yaşasın, hangi durumla karşılaşırsa karşılaşsın güven sarsılması olmuyor. Bu çok önemli bir tespittir.

GÜVEN SARSILMASI (DEPRESYON) HÂLİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR? Yaşama karşı isteksizlik, bıkkınlık, bitkinlik, yorgunluk, kendini yetersiz ve değersiz hissetme, uyku bozukluğu, hiçbir şeyden zevk alamama, dikkat ve konsantrasyon güçlüğü, karamsarlık, güvensizlik, üzüntü, suçluluk, pişmanlık, keder, ümitsizlik… gibi doğal, tabii ve geçici duygu hâlleridir.

Yaşam dayanağı çöken bir insanın, bu tür belirtiler hissetmesi çok doğal. Bu gibi hâlleri depresyon adı altında bir hastalık diye adlandırmak, kişiyi Antidepresan ilaçlarla iyice sersemletmek ne kadar akılcı ve mantıklı bir yaklaşım?

GÜVEN SARSILMASININ ŞİDDETİ (HAFİF/ORTA/AĞIR) NEYE BAĞLIDIR? Aynen depremlerde olduğu gibidir. Büyük ve eski bir fay (inanç)  kırılmışsa, sarsıntı şiddetli olur. Depremin merkez üssü de önemlidir. Kişinin kendinde olan sarsıntı ile, çevresinde olan sarsıntının şiddeti ve etkileri farklı olur. Zemin (kişilik) sağlamsa, sarsıntı pek etkili olmaz. Zemin ve donanım zaten çürükse, etkisi büyük olur.

GÜVEN SARSILMASININ SÜRESİ NE KADAR OLUR? Çöken inancın etki alanına ve kişinin yaşam felsefesinin sağlamlığına bağlı olarak değişir. Bu nedenle süre koymak doğru olmaz, kişiyi şartlandırır. “Olana ve ölene çare yok, ölenle ölünmez, Canın sağ olsun, her şeye rağmen hayat devam ediyor, bu da geçer…” türünden yaşam gerçeklerine dayanan insanlarda depresyon hâli hiç olmaz ya da çok kısa ve hafif olur.

GÜVEN SARSILMASI DOĞAL BİR HÂL İSE, PEKİ NE YAPMALI? İnsan öyle bir dayanak bulmalı ki, öyle bir yaşam felsefesi oluşturmalı ki; yaşadığı ve karşılaştığı durum her ne olursa olsun, “yıkılmadım ayaktayım” diyebilmelidir.

Yaşam ustası Bilgelerin şu öğüdünü çok iyi anlamalıyız:

Ağaca dayanma kurur,

Duvara dayanma yıkılır,

İnsana dayanma ölür…

O halde insan neye dayanacak? İnsanın dayanağı kendi “ÖZ’üdür, özü de kendi içindedir. Adı “CAN”. İşte dayanak budur. Bu nedenle, insanın başına her ne gelirse gelsin; “Boş ver sıkma CAN’ını, yeter ki CAN’ın sağ olsun” deriz. CAN’ın ne olduğunu iyi düşünün. O, çok büyük bir Varlık’tır. “Bir BEN var bende, benden içeri” diye tanımlanandır O. Sonsuz güç kaynağıdır O. O’nu hiçbir şey sarsamaz ve çökertemez.

İfade ettiğimiz nedenlerle, depresyonun bir hastalık değil, doğal insan hâllerinden bir hâl olduğunu iddia ederek, psikoterapi yoluyla ilaçsız çözümlendiğini ispat ediyoruz.

ÇARE/ ÇÖZÜM NEDİR?Çözüm, sorunun içindedir” ve “Her şey, bozulduğu yerden düzelirilkelerinden hareketle; insanın kendi ÖZ gücünü açığa çıkartıp, O’na dayanmasını sağlamaktır. Kısa süreli öz destekli etkin psikoterapi ile; yaşam felsefesini gözden geçirip, kişiyi yaşama karşı daha donanımlı hale getirmektir. En ağır ruhsal veya psikolojik sarsıntılar da bile kişi, yaşama karşı daha da güçlü ve olgunlaşmış bakmaya başlayabilir.

Eğer Sizin ya da bir yakınınızın “Güven Sarsılması” sorunu var ise,

profesyonel destek alabilirsiniz.

NOT: Sözümüz, apaçık organik kökenli depresyonları kapsamaz. Onlarda hekim desteği gerekir. Zaten bunların oranı çok küçüktür.