4İ ATÖLYE EĞİTİM DİZİSİ” NO:3

Bu eğitim;

  • % 100 Orijinal, Özgün ve Tektir!
  • Terapi özlü ve terapi etkili Bilinç açıcı bir eğitimdir!
  • Akıl mantık kaynaklı tüm sorunlara çözüm getirir!
  • İddialarını katılımcılarına İspat eder!

Bu eğitim; klinik psikolog Yalçın Kireççi tarafından olgunlaştırılıp, 40.YIL Hizmet Misyonu olarak İnsanlığa sunulan vizyoner bir Atölye Eğitimidir.

İddiayla söylüyoruz ki; bu, “Bilmediğinizi bilmediğiniz bilgiler içeren bir eğitimdir!”

Eğitim süresi, 4 saat. “Muhteşem Akıl” kitabı, Garanti Belgesidir.

*******

Dikkat, şu anda Sizi uyarıyorum!  Aklınızı başınıza toplayın!

Neden uyarıyorum? Çünkü konu AKIL ve “Akıl Hayatın dümenidir!” Hemen şimdi Aklınızı çelip, Sizi kendi dümen suyuma çekiyorum. Bir önerim olacak ve Aklınıza yatacak. Aklınızı kullanıp, Hayatınızın en Akılcı kararını vereceksiniz. Ya da, bugünkü Aklım olsaydı deyip, pişman olacaksınız. İddia büyük, ispat kolay…

Haydi! Hemen bugün, “Akıl Muhteşem, Hayatın Nasıl?” Eğitimine kaydolun. Merak ve heyecanla Sizi bekliyorum. Süresi, 4 saat. Ücret 400 TL. 4 4’lük “ Çalışma Modeli” vizyoner bir Atölye Eğitimi. Gözünüz 4 açılacak, Hayatınız DE-Ğİ-ŞE-CEK! İddia büyük, ispat kolay…

Muhteşem Aklınızı kullanın, bu parayı Size bir ANDA bulur. Lütfen vurguya dikkat, bu parayı Siz değil, Muhteşem Akıl bulacak. Eğer bulamıyorsa, ya da bu paraya kıyamıyorsa; beş para etmez bir Akıl durumunda. Henüz muhteşemliği fark edilmemiş. Çünkü milyonları bulanlarda da Sizdeki AYNI Akıl var. Bunu nereden biliyorum?

Çünkü “AKLIN YOLU BİR”, Aklın ikinci bir yolu YOK! Herkeste BİR, TEK ve AYNI. Bu standart YOL, “Feleğin Çarkı/Çemberi” denilen yoldur. İşte Atölye Eğitiminde, BİR olan bu yol güzergâhını ve indi/bindi istasyonlarını öğreneceksiniz. Feleğin Çemberini verimli, üretken ve takıntısız kullanmanın püf noktalarını uygulamalı olarak deneyimlenecek. Hani deriz ya; “Bu kişi BİR YOL’unu buldu, işi düzeltti.” “Yola girmek, yoldan çıkmak” ya da “Çıkmaz yolda sıkışıp kalmak”. Parayı bulanlarla bulamayanların farkını göreceksiniz. Hayatınız DE-Ğİ-ŞE-CEK!

 

Aman dikkat, sakın ha…!

Bir insanın Aklına yönelik en ufak eleştiri, insanı gerer. Neden? Bilin bakalım neden? Çünkü Akıl öyle değerli bir CEVHER, öyle bir NUR ki, ona yönelik en ufak bir itham insanı gerer. Gözü döner, çünkü Akıl aynı zamanda “Üçüncü Göz”dür. İnsan ONUR’u, Akıl sayesinde ve payesindedir. Aklınıza ve Onur’unuza dil uzatılmadığını anlayın lütfen. Dil olarak da “Ben dilini” özellikle kullanıyorum. Amacım, Aklın muhteşemliğine; Atölyenin Eğitmeni, Muhteşem Akıl kitabının Yazarı ve de bir klinik psikolog olarak dikkat çekmek.

Aklın Nurlu ışığının hayatınızı aydınlatması ve “Gerçekten muhteşem bir Hayat yaşıyorum” diyebilmenize, çorbada tuzumuz olsun misali, minik bir dokunuş yapmak. Sanırım anlaştık, teşekkür ederim! Bekliyorum…

 

Sorun para ya da parayı bulmak değil…!

Para bir araç, ihtiyaç olunca bir şekilde bulunuyor zaten. Nelere ve nerelere ne paralar harcamıyoruz ki? ANCAK, bütün kararlarımızı veren Organ olan Muhteşem Aklın; ne işe yaradığı, nasıl çalıştığı, eli ve ayağı, indi/bindi istasyonları, ne ile beslendiği, İrademizle bağlantısı, mantık ve duygularla dansı, Hayatın dümeni olduğu, en önemlisi de gücünü aldığı dayanağı hakkında üniversitelerde bile ders YOK. Neden?

Önemsiz olduğu için mi? Hayır.

Doğuştan bunları bildiğimiz için mi? Hayır.

Kendiliğinden öğrenildiği için mi? Hem Evet, hem Hayır.

Evet; “Aklın yolu bir” olduğu için, nasıl olsa herkes biliyor, bilmiyorsa da; Hayatın doğaçlama “deneme yanılma” yöntemi ile öğrenilir diye.

Hayır; her nedense Ben yazana kadar Aklın BİR olan yolunu anlatan bir kitap yazılmamış olduğu için, eğitimi de yoktu. Şimdi artık “Muhteşem Akıl” diye bir kitap VAR. Ayrıca 40.YIL Hizmet Misyonu olarak bu eğitim VAR.

Diğer bir gerçek; “Deneme yanılma” yöntemi, benim Sizi davet ettiğim bu muhteşem eğitimden bin misli daha pahalı. Bu eğitim bedava sayılır.

İnsana verilmiş en büyük emanet olan Aklın nelere kadir olduğunu farklı bir açıdan öğrenince, hayatınız asla eskisi gibi olmaz, O-LA-MAZ.

Neden olamaz?

Çünkü; “Allah Akıl Fikir Versin” sözü öyle bir harekete geçer ki, aklınıza hiç gelmeyen fikirler gelmeye başlar. Sonrası, sonrası size kalmış. Biz sadece yolu öğretiriz.

 

Son bir uyarı daha…

Eğer şu ana kadar söylenenler Aklınıza yatmadıysa, sakın eğitime gelmeyin. Benim dümen suyuna girmeyin. Haydi! Hemen şimdi karar verin. Gelecek misiniz gelmeyecek misiniz? Gelecekseniz niçin geleceksiniz, ne zaman geleceksiniz? Gelmeyecekseniz, niçin? Bu fırsat her zaman karşınıza çıkmaz.

Akıl, Karar Organıdır. Haydi! Kararınızı verin. Eğer gelip gelmeme kararını birilerine sorarak verirseniz; sorduğunuz kişinin Aklını kullanmış olur, kendi Aklınıza güvenmemiş olursunuz. Son karar, Sizin olmalı. Demek ki ÖZGÜVEN, kendi Aklını özgürce kullanmayı bilmekten kaynaklanıyor. Bu fikir Aklınıza yattı mı, mantıklı değil mi?

Sözlerimin hepsi bir şakaydı, şaka. Ama Hayatın gerçekleriyle bezenmiş Akılcı bir şaka… “Her şakada sırlanmış bir gerçeklik saklıdır” der, Erenler…

Her “ Atölye Eğitim Dizisi” konularının her birini, içeriğine uygun bir tarzda farklı bir anlatımla yapıyorum. Okuyunca göreceksiniz. Akıl konusunda böyle bir fikir doğdu, hepsi bu. Ben beğendim, Aklımı seveyim. Siz de sevin Aklınızı…

 

HAY AKLINLA BİN YAŞA!

AKILLI KİŞİ VURMAZ BALTAYI TAŞA!

Dört yıl önce Aklıma esti, haydi Muhteşem Akıl diye bir kitap yazayım dedim. Bir esintiyle gelen bu fikir Aklıma yattı, Aklım kesti ve oturup beş (5) ayda yazdım. Bu kitap Hayatımı olumlu yönde değiştirdi. Kısmetim açıldı, bolluk bereket, hep bir hareket…

Mesleki kariyerimin 40. Yılında da yine Aklıma esti, haydi “ Atölye Eğitim Dizisi” oluşturayım dedim. Bir esintiyle gelen bu fikir de Aklıma yattı, Aklım bunu da kesti ve işte eğitim karşınızda.

Aklıma esti, Aklıma yattı/ yatmadı, Aklım kesti/ kesmedi… Akılla ilgili o kadar söz var ki, hepsi de Aklın önemini, değerini ve muhteşemliğini anlatır.

AKIL; sayan, sayılan, saygı gören, saygı gösteren, saygıdeğer olanı bilendir. Akıllı insan saygı görür, saygı gösterir. “Severim yaratılanı Yaratandan ötürü” sözü, bunu işaret eder. Saygı olmadan gerçek sevgi olmaz. Ancak menfaat sevgisi olur.

Kuran’da Akılı kullanmakla ilgili onlarca Ayet, ikaz, uyarı, davet, yönlendirme ve hatırlatma var. Ancak nasıl kullanılacağı ANLATILMIYOR, inceleyenler bilir.

Merak edip “nedendir?” diye sorunca Özüme; Özüm sessizce iç kulağıma şöyle fısıldadı: “Öyle bir Muhteşem Akıl verildi ki sana, nasıl kullanılacağını da otur bir zahmet Sen kendin yaz Yalçın efendi. Her şeyi de hazır bekleme!” Demek ki, “Allah Akıl fikir versin” sözü de böyle Hayat buluyormuş.

Bu fikir esti mi, geldi mi, düştü mü, verildi mi bilmem. Ama bu fikir Aklıma YATTI. Bu fikri bir davet, işaret ve lütuf olarak kabul edip, kitabı beş (5) ayda yazdık. “Yazdık” diyorum, çünkü Özümle öyle muhteşem bir sohbet ve diyalog doğdu ki, Ben yazdım diyemiyorum. Bütün samimiyetimle okumanızı tavsiye ederim.

Okumuş olanlardan gelen geri bildirimler, öneri ve istekler üzerine bu 4 saatlik eğitimi hazırladım. Muhteşem Aklın, Mantık Süzgeci ve Evren Yasaları eşliğinde tıkır tıkır işleyiş sesini Bizden duymak istiyorlar. Bu eğitim bunun için VAR.

Eğer samimi önerilerim Sizin de aklınıza yatıyorsa, gelirseniz buluşur, Atölye Eğitiminde bol bol çalışırız.

 

Son birkaç şey daha…

AKIL; kendisi doğal bir Cevher, doğal bir Yetenek. En büyük emanet, en değerli nimet… Ancak onu bilinçli kullanmak bir BECERİDİR. Bu beceri mutlaka öğrenilip kazanılması gereken bir beceridir. Bu eğitim bu becerinin kazanılması için VAR.

En kötü karar, karasızlıktan iyidir” sözü, Akılla ilgili bir gerçeği işaret eder. Nedir bu gerçek?

Aklın Yolu Bir” sözü, Akılla ilgili bir gerçeği işaret eder. Nedir bu gerçek? Bu yolu şematik olarak çizip de doğruluğunu ve geçerliğini ispat eden birini hiç gördünüz mü? Bilmem. Peki görseniz ve öğrenseniz ne olurdu Sizce? Çok şey…

Hayatta değişmeyen TEK ŞEY değişimdir” sözü, Hayatın değişmez gerçeğidir. Bu sözün; yukarıda yazdığımız iki sözle nasıl bir bağlantısı olduğunu biliyor musunuz?

Feleğin Çarkı/Çemberi” ve “Feleğin çemberinden geçmek” sözlerini de duydunuz mutlaka. Bunun devamı ne? Davamı aşağıda.

Dön dolaş hep aynı SONUÇ, değişen bir şey yok. Bir “Kısırdöngü” içinde sıkışıp kaldım” klasik ifadesi; kafesteki Hamster farelerinin bayılana kadar minicik çemberde dönüp durması gibi öğrenilmiş çaresizliktir.

Kısırdöngüler (takılma, tıkanma ya da verimsizlik) sıkıcı, bunaltıcı ve eğer bir an önce içinden çıkılmazsa bedeli ağırlaşan sorunlardır. Bu da bir yaşam gerçeğidir.

Hayatta değişmeyen TEK ŞEY değişim ise eğer; Hayatta değişen şey ne o halde? Öyle ya, değişen şeyi bilmeliyim ki kısırdöngüden çıkabileyim değil mi? Sahiden, Hayatta değişen TEK ŞEY nedir? Bu sorunun cevabını kendiliğinden bulan bu dünyadaki Cennet Hayatını yaşamayı hak etmiş olur.

Bir yere girerken ya da bir işe başlarken, neden önce “Sağ ayak” basılmalıdır? Bunun Akılla bağlantısını keşfettiniz mi? Karar verirken de “Sağ ayak” üzerinde fikir yürütmek gerektiğini duydunuz mu? Hani deriz ya, “Bu ne ayak?” Peki, “Sol ayak” olmadan “Sağ ayak” olur mu? “Sol ayak” Akıl için neyi temsil ediyor?

 

KISACA VE ÖZETLE…

Hayata ve Akıla dair tüm ezberleri bozan bir eğitimden bahsediyorum. Kendi Hayatınızın dümeni Sizin elinizde. Hangi ayakla adım atacağınız Size kalmış. Hayatınızı değiştirmek istiyorsanız; Biz buradayız, bekleriz…

ARZ etmek Bizden, TALEP etmek Sizden…

Atölye Eğitim Dizisi”ndeki her eğitimi tek tek inceleyin.

BİRİNDEN BAŞLAYIN! Özgürlüğün Bağımlısı Olacaksınız!